Benen Çetindağ’dan “Küstümcüklerin Uyanışı”

benen çetindağBenen çetindağ’dan “Küstümcüklerin Uyanışı” – Potkal Kitap Yayınları No: 39

“Yaşamın tanımını yapıyorsun. Senaryolar yaşamı anlatıyor. Senin öykülerin siyah beyaz eski fotoğraflarda kaldı öğretmenim. Fotoğrafları renklendir. At gözlüklerini çıkar. Seni kimse okumaz bu kafayla.”

“Okuyan bulunur,” diyorum. Yeni küstümcükler! Güneşin ilk ışıklarıyla söndüğüne kanma. Akşam çökerken uyanıp silkelenecekler. Işığı, ruhlarının acısından alırken renkli filmlere inat gözyaşlarını silecekler. Başları dik, alınları açık kadınlar en azından direnecekler.”

Ayşe Gaffaroğlu’ndan “Bir Kaşık Mutluluk”

bir kaşık mutluluk kapak 1

Ayşe Gaffaroğlu’ndan “Bir Kaşık Mutluluk” – Potkal Kitap Yayınları No: 38

Ülkemizde kadın olmak zor. İki çocukla yeni bir yaşam kurmaya çalışan kadın olmak daha da zor. Anne gibi sevgi dolu, baba gibi sert olmak bıçak sırtında kesik almadan yaşamaya çalışmaktır. Ayşe Gaffaroğlu bu romanında iş hayatında kendine yer açmaya çalışan, ekmek derdine düşmüş Nehir’i anlatıyor. Herkesin bir yemek öyküsü vardır. Yemeklerle insanlar arasındaki ilişkileri, çocuk büyütmenin ince çizgilerini, kadınlığından vazgeçmemeyi, erkek egemen iş dünyasındaki çalışanların fütursuzluklarını anlatan öykülerini Nehir’in yaşamına, tam da bir kaşık mutluluğu arayan romanına serpiştirerek sizleri zevkle ve heyecanla okuyacağınız bir yolculuğa çıkarıyor. Şöyle diyor yazar: “Yaşam size kepçe dolu mutluluk getirsin.”

Önce banyoya girip günlerdir üzerime yapışan endişeyi, korkuyu yıkadım. Bedenime yeniden sevda sözcükleri düşecekti. Kurumaya yüz tutmuş vücut kremlerimle, biricik parfümümle tenimi yeniledim. Dekolte yakalı pembe gömleğimi ve çok sevdiğim kot eteğimi buldum. Sehpaların tozunu alıp mutfağa girdim. Bir saat sonra çorbanın sıcak kokusu evi doldurduğunda mevsim salatam, buzluktan çıkartıp kızarttığım böreğim hazırdı. Kırmızı peçeteleri yerleştirirken ikide bir saate bakıyordum. Mutfaktan salona gelip geçerken kapının camında kendimi görüyor, pek beğeniyordum. Bir süre sonra çorba soğudu, börekler buruştu.

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Bir-Kasik-Mutluluk/Ayse-Gaffaroglu/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0000000692538

Esra Akmeşe’den “Kuklanın Ölümü”

kuklanın ölümü kapak 1

Esra Akmeşe’den “Kuklanın Ölümü” – Potkal Kitap Yayınları No: 37

“Ben hep böyleydim işte. Herkesten önce görür; herkesten önce ister ve herkesten önce kaybederdim. Bu defa yalnızca kaybetmemiştim, arkadaşımın da kaybetmesine sebep olmuştum. Kaybedenin yanında olmayı seçmek, bile bile mağlup olmak demek değil midir zaten?” diyor yazar Kuklanın Ölümü’nde ve ekliyor: “Bir yere gitmek istiyorum aslında. Adaletin hüküm sürdüğü, çocukların yalnızca mutluluktan ağladığı, vakitsiz ölümlerin olmadığı bir yere… Doymayanların, vicdansızların, namertlerin hiç bilmediği bir yere. Ah, ne çare! Burası dünya ve burada kirlenmemiş tek bir yer bile yok! Kirlenmemiş tek bir canlı… Oysa ben, dünyanın en iyi insanı olmaya çalıştım ama başaramadım! Kim, hayalindeki kahraman olabilir ki zaten?..” Kuklanın Ölümü, düşle gerçeğin arasında sıkışan herkesin, her şeyin öyküsü biraz da…

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Kuklanin-Olumu/Esra-Akmese/Edebiyat/Turk-Oyku/urunno=0000000691441 

Berkiz Berksoy’dan “Şahmeran’ın Bildikleridir

şahnmeranın bildikleridir kapakBerkiz Berksoy’dan “Şahmeran’ın Bildikleridir” – Potkal Kitap Yayınları No: 36
Şahmeran’ın Bildikleridir, farklı bir öykü kitabı. Berkiz Berksoy, uzun yıllar boyunca ince işçilikle çalıştı bu öykülerin üzerinde. İnsana değen, bir anın fotoğrafını çeken, iç seslerle örülü; bazen naif bir akışa sahip, bazen gerçeğin bedeni gibi soğuk, çarpıcı öyküler toplamı denebilir bu esere. Her öyküde koca bir zaman diliminden kopmuş, keskin ve buruk bir tat var. Öykü tutkunlarını edebiyatın derin sularına sürüklemeye davet ediyor Berksoy. Kadının, ayrılığın, özlemin, karşılaşmaların, kısacası hayatın görünmez izlerini sürenler için lezzetli bir okuma önerisi.

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Sahmeranin-Bildikleridir/Berkiz-Berksoy/Edebiyat/Turk-Oyku/urunno=0000000687160

Serap Karaman’dan “Kuş Kanadında Gökkuşağı”

kus kanadinda gokkusagi kapakSerap Karaman’dan “Kuş Kanadında Gökkuşağı” – Potkal Kitap Yayınları No: 35

Hayatın içinden, hayata karışan öyküler toplamı Kuş Kanadında Gökkuşağı. Serap Karaman, ilk kitabında detaylarla dolu kederli bir dünyaya sürüklüyor öykü okurunu. Kesişen ve birbirinden ayrılan insanları, yolları, düşünceleri ve yazgıları anlatıyor yazar. Vazgeçmek aslında özgürlüğünüzü ilan etmektir, diyor. Vazgeçmek insanı hafifletir. Benliği hırsların, tutkuların, olur olmaz arzuların tuzağından kurtarır. Felsefe tarihinde pek çok filozof benzer biçimde düşünmüştür,.. Bu kitap bir vazgeçiş serüveninden doğdu.

“Martıların çığlıkları onu kendine getirdi. Koştu, yerdeki parçaları yeniden düzeltmeye yeltendi. Elleri çamur içinde kaldı, pantolonuna pis sular sıçradı, umarsız, öfkeyle bıraktı her şeyi. Başını çevirdi gökyüzüne, sonra ellerini sildi cebinden çıkardığı mendiliyle. Yenik düşmüştü bugün…”

Arzu Arabacıoğlu’dan “Yosun Kaplı Durgun Sular”

yosun kapli durgun sular

Arzu Arabacıoğlu’dan “Yosun Kaplı Durgun Sular” – Potkal Kitap Yayınları No: 34

Arzu Arabacıoğlu Yosun Kaplı Durgun Sular’da yalnızlığın kıyısında dolanan, insanı uzaklara çağıran, ruha dokunan öykülerle sesleniyor okura. Bazen bir kuşun kanadına takılıp sürüklenecek, bazen eski bir aşkın gölgesinde dinleneceksiniz…

“Elveda bebekliğimin, çocukluğumun sesleriyle yıkanan duvarlar, eşiklerine takılıp düştüğüm kapılar, dama bakan yatak odamın yağmur yağıyor mu diye perdeyi aralayıp her sabah baktığım penceresi, ‘ödevim bitince geleceğim’ diye arkadaşlarıma seslendiğim camekânlı balkon, annemin, çocukluğumuzda, yaz aylarında, her banyodan sonra kuruyalım diye ablamla beni oturttuğu, bir zamanlar, çayır çimenin, minik akarsuların, ormanın göz boyadığı, güneşin eşsiz battığı göle karşı eşsiz kahvaltıların yapıldığı balkon… Elveda.”

Nilüfer Önder – “Tanrım Beni Görünür Kıl”

tanrim beni gorunur kilNilüfer Önder’den “Tanrım Beni Görünür Kıl” – Potkal Kitap Yayınları No: 33

Bu dünyada elde edemediklerini elde eden ama bunlardan mutluluk duymayan bedeninle karşılaşsan? Ve en çok kendini kıskansan?

Yıl 2185…

Zamanın en güçlü uzay bilimleri araştırma merkezi olan HNA, uzun yıllar yaptığı araştırmalar sonucunda Dünya’nın ikizini, Yeni Dünya’yı bulur. Ve bu yeni gezegendeki insanlığı, varlığımızdan haberdar etmek için başlatılan proje kapsamında beş bilim adamı Yeni Dünya’ya gönderilir. Ancak Jordon, Karin, Tilet, Nadine ve Grek’in, Yeni Dünya’daki insanlığın arasına karışıp, hiç ummadıkları bir anda yeni gezegenin sunduğu gerçeklerle yüzleşmeleri, projenin seyrini tamamen değiştirir. İki dünya ve iki insanlık arasındaki gizli bağı çözme savaşları, kendi hayatlarına dair aradıkları cevaplar, aşkları ve var olma çabaları…

İkinci bir şansın, ikinci bir yaşamın olsa? Peki ya zaten, başka bir gezegendeki hayatına göre ikinci bir şansını yaşıyorsan?

Ümit Coşkun – “Bebek ve Çocuk Bakımının Erkekçesi”

umit coskunÜmit Coşkun’dan “Bebek ve Çocuk Bakımının Erkekçesi” – Potkal Kitap Yayınları No: 32

Sanatçı Ümit Coşkun’dan bir başvuru kitabı

Günümüzün hayat şartları kadınların da aile ekonomisine katkıda bulunmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, çalışan genç anne ve babaların çocuk yetiştirme konusunda birçok sıkıntı yaşamasına neden oluyor. Özellikle annelerin çalışma saatlerinin farklılık gösterdiği hallerde ise bebek/çocuk bakımı, anneanneye ya da babaanneye kalmakta… Bu da her aile için mümkün değil.

Elinizdeki kitap bebeğine anne gibi bakmak zorunda kalan bir babanın deneyimlerini okuyucularına aktarırken, aynı zamanda baba adaylarına rehberlik eden ilginç bilgileri de içermekte.

Burak Sarımehmetoğlu – “Tırı Vırı Dünya”

tırı vırı dünyaBurak Sarımehmetoğlu’ndan “Tırı Vırı Dünya” – Potkal Kitap Yayınları No: 31

Hangi ağacın dalından düşmüş sarı yaprağım, hangi rüzgâr uçurdu beni buralara? Bu kaldırımlar kimin, bu insanlar nereye koşuyor böyle? Ve bu hava; kış mıdır yaz mıdır belli değil.

Van’ın dağında bir çobanım ben, ne okumam var ne yazmam; ne rahat yatak çeker canım, ne de masada yemek yerim. Karadenizli yaşlı bir balıkçıyım; balığın bol olduğu zamanlardan kalma hikâyelerim var, kasalarca lüferim, kovalar dolusu istavritim, mezgitim var. İstanbullu bir börekçiyim, yıllar önce gelmişim Amasya’dan. Sabahın köründe kalkar bir köşe başı tutarım, bellidir müşterilerim; iki fazla, üç eksik…

Sizin hikâyenizden farkı yoktur hikâyemin, yaşadığınız farksızdır yaşadıklarımdan.

Melike Çelebi – “Başka Bir Gün”

melike çelebi

Melike Çelebi’den “Başka Bir Gün” – Potkal Kitap Yayınları No: 30

Ne kadar âşıksınız? Âşık olunası biri olmanın sırları nelerdir? Âşkta hep kaybeden siz mi oluyorsunuz? O zaman bu kitap tam size göre. Melike Çelebi, kişisel gelişim çalışması “Başka Bir Gün”de ilişkilerde kazananları ve kaybedenleri mercek altına alıyor. 
Bu kitapta sonsuz aşkın sırlarını fısıldayan sayfaların yanında ilişkilerde güven olgusunun önemi, bağlanmak, ayrılık süreci, kıskançlık krizinin nedenleri, çiftler arasında kokunun önemi ve ten uyumu üzerine çeşitli bilgiler bulacaksınız. “Başka Bir Gün”, hayatınıza ve ilişkinize yeni bir gözle bakmanızı sağlayacak.

“Unutmayın ki paylaşımları güçlü bir ilişkiyi hiçbir şey yıkamaz. İçinize hiçbir şey atmayın, gelecek güzel günlerin bugünden geçtiğini unutmayın. Sorun biriktirmeyin. Aşkın rüzgârına kapılmışken yelkenlerinizi hava ile doldurun, bırakın aşk sizi götürmesi gerektiği yere götürsün. Rotanız aşksa ışıkları söndürmeyi unutmayın, yıldızlar size yolunuzu gösterecektir…”
-Alper Akdeniz-