Rahim Arslan’dan “Yola Çıkmayana Her Yer Uzaktır”

Rahim Arslan’dan “Yola Çıkmayana Her Yer Uzaktır” – Potkal Kitap Yayınları No: 46

Hayata başlarken, hayatı yaşarken en önemlisi harekete geçmektir, Yola Çıkmayana Her Yer Uzaktır
 
Rahim Arslan, uzun yıllarını büyük ölçekli bir firmanın muhasebe ve finansman müdürü olarak geçirdikten sonra kendi işini kurmuş başarılı bir iş adamıdır. Hayatının başladığı nokta ile geldiği nokta arasında atlattığı badireler, hayatın getirdiği zorluklar ve güzellikler ona pek çok şey öğretmiş. Yaşamı boyunca öğrendiklerini kendinden gençlere, hayat yollarını çizerken yardımcı olmak amacıyla öyküleştirerek anlatmış.
 
Yola Çıkmayana Her Yer Uzaktır, karanlıkta aydınlıkları görmeyi, başarılı olabilmek için hayata nasıl bakmak gerektiği, iş başvurusuna nasıl gidildiğinden, akıllıca nasıl eş seçileceğine, tedbirli olmaktan mucizelere inanmaya pek çok önemli konuya değiniyor.
 
“Hayatımızda önemli dönüşümler yapmak istediğimizde endişelenebiliriz. İş değiştirmek, evlenmek, boşanmak ve sağlıkla ilgili konular önemli endişe kaynaklarıdır. Bu kitap insanların bu dönemlerine yarar sağlamak için yazıldı. 
Ben hayallerimin peşinden yürüdüm. Çoğunu da gerçekleştirdim. Geriye dönüp baktığımda bir tek şey söyleyebilirim. Yola çıkmayana her yer uzaktır.”

 

“Fenerbahçe Seyahatnamesi – 34’te 34” – Alp Eralp

fenerbahçeAlp Eralp tüm Fenerbahçeliler için yazdı: “Fenerbahçe Seyahatnamesi – 34’te 34” – Potkal Kitap Yayınları No: 23

Fenerbahçe’nin peşinde 34 maçın 34’üne de giden Alp Eralp tüm Fenerbahçeliler için muhteşem bir kitap hazırladı. Şampiyonluğa giden yolda “Fenerbahçe Seyahatnamesi”ni, yaşananları, bu değerli anıları heyecanla okuyacak ve unutamayacaksınız!

Bir sezonda 34 maçın 34’üne gidilebilir mi? Evet, cok zor. Deplasmanı var, karı kışı var, kendi iş ve aile hayatınıza bağlı yoğunluk var, hastalık var sağlık var, deplasman yasakları var, bir de verilen cezalar sonucu sadece kadın ve çocuklara açık maçlar var. Alp Eralp Fenerbahçe’nin peşinde, muhtes?em bir sezonuna şahitlik ederek birçok şehirde 34 maça gidiyor.

Sahanın dışında yaşananları, Türkiye’nin farklı coğrafyasında gezip gördüğü yerleri, tatmaya doyamadığı lezzetleri ve 30 yıldır gittiği maçlarda biriktirdiği anıları, dostlukları ve son dakikada gelen gollerin tarifsiz heyecanını anlatıyor.

Futbol asla o sezon yaşananlar değil, bir zaman tünelinde gezintidir. Alp Eralp’in gençliğinden, okul yıllarından, iş yaşamından, mahallesinden, İstanbul ve Anadolu’nun her yerindeki stadyumlardan arta kalan içi Fenerbahçe dolu hayat kırıntılarında keyifli bir yolculuk yapıyoruz.

34’te 34 yaparken satırlara düşen 30 senelik bir yol hikayesi ve Fenerbahçe Seyahatnamesi!

Hermafrodit

Beni Kurtar – Hermafrodit – Anlatı – Potkal Kitap Yayınları No: 7

Düşsel Bir Oyunun Öfkeli Öyküsü

Beni Kurtar, ilk kitabı “Hermafrodit”te öykü dilinin anlatım sınırlarını zorluyor, şiirsel bir üslupla, farklı bir “anlatıyı” harmanlayarak kendine ait bir dille büyülü ve fantastik bir yolculuğa davet ediyor okurunu. “Hermafrodit”te psikolojik gerilim öğelerini usta işi bir monologla süsleyen genç yazar, geleceğe dair önemli bir umut vaat ediyor. Yazarın kendiyle yaptığı düelloyu kim kazanacak? Cevabı ve “yeni sorular”, kitabın sayfalarında…
***

İçimde ölen bir şeyler var Helga
Artık hissedemiyorum
Tereyağlı ekmeğin tadı da
Uçup gidecek damağımdan
Beş dakikaya
Ve güneş artık ısıtmıyor

Diş ile Düş Arasında

Diş ile Düş Arasında, Müge Sandıkçıoğlu, Anı/Anlatı, 97 sf – Potkal Kitap Yayınları No: 3

Virginia Woolf, “Kendine Ait Bir Oda” isimli kitabında kadınlara demiş ki: “…Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..” Ben “cinsiyetler ne der?”, diye düşünmeden sadece yazmak istedim. Ama önce ve hep para kazanmak gerekti, boş zaman bulmak zordu. Ne zaman ki, çocuklar boy attı, her şey çorap söküğü gibi aktı gitti. Odam da oldu, boş zamanlarım da. Yazmak yaşamım oldu. Ne mi var bu kitabın içinde? Hepimize dokunan anların sadece benim dilimden yazılmış halleri var.
Dün var, bugün var, yarın var…
Mizah var, hüzün var…
Çocukluk var, ergenlik var, olgunluk var…
Doğum var, yaşam var, ölüm var…
“Keşke” var, “iyi ki” var…

Bu kitabın size “Evet, evet bunu ben de yaşadım/hissettim/hissettirildim…” dedirtmesini istiyorum. Okuduğunuz her anda benimle sohbet eder gibi okumanızı diliyorum. Müge Sandıkçıoğlu

***

“Okuduklarımda en çok ortaya koyduğun samimiyet ilgimi çekti. Okurla sohbet etmeyi tercih eden bir havan var. Bu duruş da başlangıç için bence çok doğru. 
…Yazmak, yılmadan yazmak gerekiyor. Ben umutluyum, hem de çok umutlu.”
Mario Levi