Emine Nilgün Yurtsever’den “Cunda’da Yolculuk”

cunda emine nilgün yurtsever minEmine Nilgün Yurtsever’den “Cunda’da Yolculuk”– Potkal Kitap Yayınları No: 44

“Bilge Ayna” ve “Aşure” adlı kitapların yazarı Emine Nilgün Yurtsever, okurlarını Cunda’da özel bir yolculuğa çıkarıyor.

Cunda’yı ifade etmek için kitaplar yetmez ki!
Cunda bir antikadır,
Cunda bir sentezdir,
Cunda dünyanın en sağlıklı ikinci klima merkezidir,
Cunda yozlaşmasına izin verilmemiş, orta yaş üstü insanların nekahet yeridir,
Cunda tanrının tığından düşmüş bir oya, güneş doğuşunda balıkçıların yazdığı bir şiir, gün batımında Rum ve Anadolu ezgilerinde bir yudum şarap, Kaz Dağları’nın esintisiyle bezenmiş yağ…
Cunda’yı anlamak için onu yaşamak gerekir…

Sedat Delioğlu’dan “Göç Çağı”

GocCagiKapak1

Sedat Delioğlu’dan “Göç Çağı” – Potkal Kitap Yayınları No: 42

Neydi bu çağın çağrısı, hışmı neydi? Nerde soluk aldık sahi, ekmeği nasıl böldük, seher yelini, şafak vaktini?
Neydi çığ gibi büyüyen çığlık? Soluğumuzda düğümlenen? Neydi mavi gök, al yazma, sürmeli gözler, kudretten çekilen o hilal kaşlar, ilk bakışlar?
Nerede bıraktık düş kurmayı, gülüşlerimizi nerede?

KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

Benen Çetindağ’dan “Küstümcüklerin Uyanışı”

benen çetindağBenen Çetindağ’dan “Küstümcüklerin Uyanışı” – Potkal Kitap Yayınları No: 39

“Yaşamın tanımını yapıyorsun. Senaryolar yaşamı anlatıyor. Senin öykülerin siyah beyaz eski fotoğraflarda kaldı öğretmenim. Fotoğrafları renklendir. At gözlüklerini çıkar. Seni kimse okumaz bu kafayla.”

“Okuyan bulunur,” diyorum. Yeni küstümcükler! Güneşin ilk ışıklarıyla söndüğüne kanma. Akşam çökerken uyanıp silkelenecekler. Işığı, ruhlarının acısından alırken renkli filmlere inat gözyaşlarını silecekler. Başları dik, alınları açık kadınlar en azından direnecekler.”

 

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN: http://www.dr.com.tr/Kitap/Kustumcuklerin-Uyanisi/Benen-Cetindag/Edebiyat/Turk-Oyku/urunno=0000000702833

Esra Akmeşe’den “Kuklanın Ölümü”

kuklanın ölümü kapak 1

Esra Akmeşe’den “Kuklanın Ölümü” – Potkal Kitap Yayınları No: 37

“Ben hep böyleydim işte. Herkesten önce görür; herkesten önce ister ve herkesten önce kaybederdim. Bu defa yalnızca kaybetmemiştim, arkadaşımın da kaybetmesine sebep olmuştum. Kaybedenin yanında olmayı seçmek, bile bile mağlup olmak demek değil midir zaten?” diyor yazar Kuklanın Ölümü’nde ve ekliyor: “Bir yere gitmek istiyorum aslında. Adaletin hüküm sürdüğü, çocukların yalnızca mutluluktan ağladığı, vakitsiz ölümlerin olmadığı bir yere… Doymayanların, vicdansızların, namertlerin hiç bilmediği bir yere. Ah, ne çare! Burası dünya ve burada kirlenmemiş tek bir yer bile yok! Kirlenmemiş tek bir canlı… Oysa ben, dünyanın en iyi insanı olmaya çalıştım ama başaramadım! Kim, hayalindeki kahraman olabilir ki zaten?..” Kuklanın Ölümü, düşle gerçeğin arasında sıkışan herkesin, her şeyin öyküsü biraz da…

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Kuklanin-Olumu/Esra-Akmese/Edebiyat/Turk-Oyku/urunno=0000000691441 

Berkiz Berksoy’dan “Şahmeran’ın Bildikleridir

şahnmeranın bildikleridir kapakBerkiz Berksoy’dan “Şahmeran’ın Bildikleridir” – Potkal Kitap Yayınları No: 36
Şahmeran’ın Bildikleridir, farklı bir öykü kitabı. Berkiz Berksoy, uzun yıllar boyunca ince işçilikle çalıştı bu öykülerin üzerinde. İnsana değen, bir anın fotoğrafını çeken, iç seslerle örülü; bazen naif bir akışa sahip, bazen gerçeğin bedeni gibi soğuk, çarpıcı öyküler toplamı denebilir bu esere. Her öyküde koca bir zaman diliminden kopmuş, keskin ve buruk bir tat var. Öykü tutkunlarını edebiyatın derin sularına sürüklemeye davet ediyor Berksoy. Kadının, ayrılığın, özlemin, karşılaşmaların, kısacası hayatın görünmez izlerini sürenler için lezzetli bir okuma önerisi.

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Sahmeranin-Bildikleridir/Berkiz-Berksoy/Edebiyat/Turk-Oyku/urunno=0000000687160

Serap Karaman’dan “Kuş Kanadında Gökkuşağı”

kus kanadinda gokkusagi kapakSerap Karaman’dan “Kuş Kanadında Gökkuşağı” – Potkal Kitap Yayınları No: 35

Hayatın içinden, hayata karışan öyküler toplamı Kuş Kanadında Gökkuşağı. Serap Karaman, ilk kitabında detaylarla dolu kederli bir dünyaya sürüklüyor öykü okurunu. Kesişen ve birbirinden ayrılan insanları, yolları, düşünceleri ve yazgıları anlatıyor yazar. Vazgeçmek aslında özgürlüğünüzü ilan etmektir, diyor. Vazgeçmek insanı hafifletir. Benliği hırsların, tutkuların, olur olmaz arzuların tuzağından kurtarır. Felsefe tarihinde pek çok filozof benzer biçimde düşünmüştür,.. Bu kitap bir vazgeçiş serüveninden doğdu.

“Martıların çığlıkları onu kendine getirdi. Koştu, yerdeki parçaları yeniden düzeltmeye yeltendi. Elleri çamur içinde kaldı, pantolonuna pis sular sıçradı, umarsız, öfkeyle bıraktı her şeyi. Başını çevirdi gökyüzüne, sonra ellerini sildi cebinden çıkardığı mendiliyle. Yenik düşmüştü bugün…”

Arzu Arabacıoğlu’dan “Yosun Kaplı Durgun Sular”

yosun kapli durgun sular

Arzu Arabacıoğlu’dan “Yosun Kaplı Durgun Sular” – Potkal Kitap Yayınları No: 34

Arzu Arabacıoğlu Yosun Kaplı Durgun Sular’da yalnızlığın kıyısında dolanan, insanı uzaklara çağıran, ruha dokunan öykülerle sesleniyor okura. Bazen bir kuşun kanadına takılıp sürüklenecek, bazen eski bir aşkın gölgesinde dinleneceksiniz…

“Elveda bebekliğimin, çocukluğumun sesleriyle yıkanan duvarlar, eşiklerine takılıp düştüğüm kapılar, dama bakan yatak odamın yağmur yağıyor mu diye perdeyi aralayıp her sabah baktığım penceresi, ‘ödevim bitince geleceğim’ diye arkadaşlarıma seslendiğim camekânlı balkon, annemin, çocukluğumuzda, yaz aylarında, her banyodan sonra kuruyalım diye ablamla beni oturttuğu, bir zamanlar, çayır çimenin, minik akarsuların, ormanın göz boyadığı, güneşin eşsiz battığı göle karşı eşsiz kahvaltıların yapıldığı balkon… Elveda.”

“Atatürk’ün Kalbi” – Alper Akdeniz

alper akdeniz“Atatürk’ün Kalbi” – Alper Akdeniz – Çocuk Öyküsü – Potkal Kitap Yayınları No: 27

Dünyanın tüm çocuklarına adanan bir kitap: “Atatürk’ün Kalbi”

Şair, öykü ve oyun yazarı, senarist ve yönetmen yönleriyle tanıdığımız Alper Akdeniz’i bu kez “Atatürk’ün Kalbi” isimli eşine az rastlanır roman tadındaki uzun öyküsüyle karşımızda buluyoruz.Öğretmenlerinin sınıfa verdiği “Atatürk’ün Kalbi Nerede?” başlıklı ödevle başlayan bu öyküde Atatürk’ün pek ön planda olmayan annesi Zübeyde Hanım’la olan çok özel ilişkisine farklı bir açıdan yaklaşıldığını görüyoruz. Çocukluk çağı, yaşanılıp geride bırakılan bir çağ mıdır? Yoksa tüm yaşama yayılan hayatın kendisi midir?

Atatürk’ün fikirlerini, devrimlerini, yaşamını okumak, düşünmek, üzerinde tartışmak, uygulamak mümkündür. Fotoğraflarına, giysi ve özel eşyalarına ulaşmak, görmek dokunmak da mümkün olabilir. Mümkün olmayansa Atatürk’ün Kalbi’ne ulaşmaktır. Atatürk’ün Kalbi nerededir?

Sanırım elinizdeki kitap bu soruya cevap arayan ilk kitaptır. Bu gizemi çözmeye çalışanlar ise ne ilginçtir ki, çocuklar ve gençlerdir. Yaşadığımız zamanda bu çok özel bir anlam ifade etmektedir. “Atatürk’ün Kalbi”, unutulan ve görmezden gelinen Ahde Vefa’nın en güzel örneklerinden biri olarak ulusal külliyatımıza kazandırılmış bir değerdir. Yazarıyla, yayıncısıyla emeği geçen herkesi kutluyorum.
- Gündüz Öğüt-

“Doku” – Burcu Seçmeer

burcu seçmeerDoku – Burcu Seçmeer – Potkal Kitap Yayınları No: 26

Oturduğunuz yerden, sekiz farklı dünyaya misafir olmak ister misiniz? Evde, metroda, kafede, ofiste, parkta ya da sahildeyken, aynı anda henüz haritalara çizilmemiş, gizemli bir yerde bulunmayı arzu eder misiniz? Birbirinden ilginç karakterlerin yaşamlarında, kendi parmak izlerinizi bulmak sizi şaşırtır mı? Başka bedenlerin kalp atışlarını hissetmek hoşunuza gider mi? Gerçekliğin içinde fantazyayı deneyimlemek heyecanlı olabilir mi? Hayal gücü kokusuyla, aklınızı başınızdan alabilir mi? Ruhunuz duygulu bir hikâye okurken dudaklarınız tebessüm edebilir mi? Kitabı elinize aldığınızda hissettiğiniz çekim, “Doku”lar tuttuğu için olabilir mi? Peki, gözleriniz satırlarla buluştuğunda, sizi nasıl bir yolculuğun beklediğine dair fikriniz var mı?

Gözde Şahin’den “Çağıran Uzaklar”

“Çağıran Uzaklar”, Gözde Şahin’in ilk öykü kitabı.

Potkal Kitap Yayınları No: 24

“Biz hep çocuk değil miydik? Hüzünlerimiz ve sevinçlerimizle, hatalarımız ve doğrularımızla. Ya küçücük yüreklerimide büyüttüğümüz koca hayallerimiz? İşte onlardı bizi birer büyük adam yapan. Zaman geldi geçti. Biz ne çoğaldık ne de azaldık. Biz sadece insandık! Olmak istediğimiz kadarıyla veya gitmek istediğimiz yerde, ama mutlu ama hüzünlü. Bizim tek engelimiz sadece bizdik. Ve öyle de oldu…”