“Doku” – Burcu Seçmeer

burcu seçmeerDoku – Burcu Seçmeer – Potkal Kitap Yayınları No: 26

Oturduğunuz yerden, sekiz farklı dünyaya misafir olmak ister misiniz? Evde, metroda, kafede, ofiste, parkta ya da sahildeyken, aynı anda henüz haritalara çizilmemiş, gizemli bir yerde bulunmayı arzu eder misiniz? Birbirinden ilginç karakterlerin yaşamlarında, kendi parmak izlerinizi bulmak sizi şaşırtır mı? Başka bedenlerin kalp atışlarını hissetmek hoşunuza gider mi? Gerçekliğin içinde fantazyayı deneyimlemek heyecanlı olabilir mi? Hayal gücü kokusuyla, aklınızı başınızdan alabilir mi? Ruhunuz duygulu bir hikâye okurken dudaklarınız tebessüm edebilir mi? Kitabı elinize aldığınızda hissettiğiniz çekim, “Doku”lar tuttuğu için olabilir mi? Peki, gözleriniz satırlarla buluştuğunda, sizi nasıl bir yolculuğun beklediğine dair fikriniz var mı?

“Hayal’et Bellek” – Caner Girgin

caner girgin

Hayal’et Bellek – Caner Girgin – Potkal Kitap Yayınları No: 25

1995 yılından 2013 Haziranı’na kadar yaşadığımız gerçek olaylara ve okuduğumuz haberlere, Gezi’ye İzmir’den bakıştır bu roman. Şaşırtıcı kısalığı İzmirlilerin elinden alınan değerlerin gerçekliğini değiştirmiyor. İzmirli Yorgo’nun 10 yaşından itibaren kimlik, din, siyaset, aile yapısı, mahalle baskısı, ekoloji, tarih, aşk, hayat tarzı kavramlarıyla mücadelesi ve 2013 Haziranı’nda İzmir’de neden meydanlara çıktığını içeriyor. “Hayal’et Bellek”, İzmirli yazar Caner Girgin’in kaleminden güçlü bir anımsayış kitabı.

Gözde Şahin’den “Çağıran Uzaklar”

“Çağıran Uzaklar”, Gözde Şahin’in ilk öykü kitabı.

Potkal Kitap Yayınları No: 24

“Biz hep çocuk değil miydik? Hüzünlerimiz ve sevinçlerimizle, hatalarımız ve doğrularımızla. Ya küçücük yüreklerimide büyüttüğümüz koca hayallerimiz? İşte onlardı bizi birer büyük adam yapan. Zaman geldi geçti. Biz ne çoğaldık ne de azaldık. Biz sadece insandık! Olmak istediğimiz kadarıyla veya gitmek istediğimiz yerde, ama mutlu ama hüzünlü. Bizim tek engelimiz sadece bizdik. Ve öyle de oldu…”

“Fenerbahçe Seyahatnamesi – 34’te 34” – Alp Eralp

fenerbahçeAlp Eralp tüm Fenerbahçeliler için yazdı: “Fenerbahçe Seyahatnamesi – 34’te 34” – Potkal Kitap Yayınları No: 23

Fenerbahçe’nin peşinde 34 maçın 34’üne de giden Alp Eralp tüm Fenerbahçeliler için muhteşem bir kitap hazırladı. Şampiyonluğa giden yolda “Fenerbahçe Seyahatnamesi”ni, yaşananları, bu değerli anıları heyecanla okuyacak ve unutamayacaksınız!

Bir sezonda 34 maçın 34’üne gidilebilir mi? Evet, cok zor. Deplasmanı var, karı kışı var, kendi iş ve aile hayatınıza bağlı yoğunluk var, hastalık var sağlık var, deplasman yasakları var, bir de verilen cezalar sonucu sadece kadın ve çocuklara açık maçlar var. Alp Eralp Fenerbahçe’nin peşinde, muhtes?em bir sezonuna şahitlik ederek birçok şehirde 34 maça gidiyor.

Sahanın dışında yaşananları, Türkiye’nin farklı coğrafyasında gezip gördüğü yerleri, tatmaya doyamadığı lezzetleri ve 30 yıldır gittiği maçlarda biriktirdiği anıları, dostlukları ve son dakikada gelen gollerin tarifsiz heyecanını anlatıyor.

Futbol asla o sezon yaşananlar değil, bir zaman tünelinde gezintidir. Alp Eralp’in gençliğinden, okul yıllarından, iş yaşamından, mahallesinden, İstanbul ve Anadolu’nun her yerindeki stadyumlardan arta kalan içi Fenerbahçe dolu hayat kırıntılarında keyifli bir yolculuk yapıyoruz.

34’te 34 yaparken satırlara düşen 30 senelik bir yol hikayesi ve Fenerbahçe Seyahatnamesi!

Tamer Akbaş – Benim Oğlum Paşa Olacak (Bir Generalin Anıları)

Tamer Akbaş – Benim Oğlum Paşa Olacak (Bir Generalin Anıları) – Potkal Kitap Yayınları No: 22

Ayvalıklı yoksul bir duvarcı ustasının oğlu. O sizin içinizden… Sizlerden biri. Size çok tanıdık gelecek. Aslında onu tanıyorsunuz. Sanki komşu çocuğunuz, mahallenizden biri gibi. “Benim oğlum paşa olacak” diyen babasını haklı çıkarmak istercesine bütün gücüyle hayata tutundu. Anne ve üç kız kardeşin olduğu babasız ocağın tek erkeği ve yeri geldiğinde babası oldu. Askerine Tamer Paşa kimdir diye sorulduğunda; “Tamer Paşa bizim babamızdır,” dedirtecek kadar adaletli, sevgi ve şefkat dolu bir komutandı. Tamer Akbaş, yaşamındaki her türlü olumsuzluğa rağmen; bizlere, azim ve kararlılıkla çalışarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en yüksek rütbesine ulaşan bir insanın güzel bir örneğini sunmaktadır. Asker kişiliğinin yanı sıra sanat onun yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuş, besteler yapmış, şiir ve deneme kitapları yazmıştır. Bu anı kitabı samimi, sade, sıcak ve akıcı bir anlatımla kaleme alınmış gerçek hikâyelerle doludur.

“Senelik iznimi alarak Büyükçekmece’deki kampa gittik. O yıl terfi durumundaydım ve terfi ettim. Nedendir bilmem, ilk önce babamı hatırladım. Belki de bu şerefi onunla paylaşmak istiyordum. Ben küçücük bir çocukken arkadaşlarına beni tanıtıp, ‘Bir gün benim oğlum paşa olacak,’ derdi. Onun bu arzusu gerçekleştiği için belki onunla paylaşmak istedim. Tabii annem ve ailemle de… Onlara verdiğim mutluluk beni de mutlu etmişti. Sonra doğduğum şehri, Ayvalık’ı hatırladım. Ben o şehrin çocuğuydum. Ben onlarla gururlanıyordum, onlar da şüphesiz benimle…”

Sema Fener’den bir tiyatro oyunu kitabı: “Özgürlük”

“Basic Motion Pictures Techniques”, “HD Sinematografi” ve “Çıplak Ayaklı Kontesler” adlı kitapların yazarı Sema Fener’den politik bir tiyatro oyunu: “Özgürlük” – Potkal Kitap Yayınları No: 21

Bir bireyin kendi kararlarını verme ve uygulama özgürlüğüne sahip olması, seçtiği ilişkiler çerçevesinde yaşayarak mutluluğu araması, bedenini istediği gibi tasarruf edebilmesi yaşamın özüdür. İçinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, bir gün gelir her insan sahip olduğunu sandığı özgürlüğünün sanal mı, yoksa gerçek mi olduğunu sınamak durumunda kalabilir. Tarih boyunca insanoğlunun otorite ile mücadelesi sancılı bir süreç olarak gelişmiştir. Kökeninde “sülale, hanedan, sırayla izleyen, nöbetleşen” kelime anlamlarını bulacağımız “devlet” ideolojisi ne olursa olsun varlığını sürdürmek isteyen bir güç ve mekanizmadır. Politika tiyatrosunda rastlanan “Açık Biçim” tarzından esinlenerek kaleme alınan bu oyun, özgür olmayan bir ortamda özgürlüğün anlamını sorgulayarak okuyucunun dikkatini bu konuya çekmeyi amaçlıyor.

Astrolog Semavii’den 2014 Yıllık Burç Yorumları – Sema Kılıç

Astrolog Semavii’den 2014 Yıllık Burç Yorumları Sema Kılıç – Potkal Kitap Yayınları No: 20

Büyük ilgi gören “Aşk ve İlişkiler Astrolojisi” kitabının yazarı, ünlü Astrolog Sema Kılıç, yani namı diğer Semavii’den 2014 yılının burç yorumları! Astroloji meraklıları için 2014’e dair benzersiz bir kaynak kitap.

“Koçlar, temmuz sonrası hayatınıza giren şanslar yüzünüzü güldürecek!”
“Boğalar leyleği havada görecek!”
“İkizler aşk ve iş için fedakârlık yapabilirsiniz!”
“Yengeçler, değişen sizden memnun kalacaksınız!”
“Aslanlar, yılın ikinci yarısı sizin zamanınız olabilir!”
“Başaklara işbirliği kazandıracak!”
“Teraziler, 2014 yaz sonrası nihayet istedikleriniz oluyor!”
“Akrepler, kendi yolunuzda başarı sizinle!”
“Yaylar, yurtdışına gidebilirsiniz!”
“Oğlaklar, yeni işler ve yeni görevler sizi bekliyor!”
“Kovalar, 2014 sizin aşk yılınız olabilir!”
“Balıklar, çabalarınız karşılık buluyor!”

Geç Kalmışlar Mangası – Burç Doğu – Roman

“Geç Kalmışlar Mangası” – Burç Doğu – Roman – Potkal Kitap Yayınları No: 19

Genç kuşağın umut vaat eden yazarlarından Burç Doğu, ilk romanı Geç Kalmışlar Mangası ile okurlarının karşısında.

Kaybedecek hiçbir şeyiniz olmasaydı ne kadarına cesaret edebilirdiniz?
Hiçbir şeyi kaybetmemek için yaşıyor olsaydınız ne kadarından vazgeçebilirdiniz?
Bir kasım akşamıydı. Ediz ve Sükût cevapları bulmak üzereydi.

“Gülmeye başladı. Hem koşuyor hem gülüyordu. Üzerindeki bakışları fark ettikçe daha çok gülüyordu ve daha rahat koşuyordu. Umurunda değildi ve bu çok güzel bir şeydi. Başkaları ne düşünebilirdi en fazla? Ne düşünürlerse düşünsünlerdi. En kötü ne olabilirdi? Ne olursa olsundu. Koşuyorum efendim kime ne? Beni sorarlarsa koşuyor dersiniz. Hareket etmeye başlayan otobüse yetişmeye bile çekinen Ediz artık koşuyor dersiniz. Kaldırımlara çarpan adımlarını şakaklarında hissediyor dersiniz. Veya ne derseniz deyin. Fark etmez. Ben koşuyorum. Çocuk gibi, deli gibi, delirmiş bir çocuk gibi koşuyorum.”

Nehir ve Müz’ün Büyülü Dünyası (Müzik Temalı Öyküler) – Aysun Uzal – Öykü

“Nehir ve Müz’ün Büyülü Dünyası – Müzik Temalı Öyküler” – Aysun Uzal – Öykü – Potkal Kitap Yayınları No: 18

Müziğe yıllarını vermiş bir sanatçıdan, Aysun Uzal’dan müzikal öyküler

Müzik… Kelimelerle anlatılamayanların notalara döküldüğü, yaratılan tınıların ruha dokunduğu, insanlığın ortak bir dilde birleştiği evrensel buluşma noktası…
Müziğe adanmış, müzikle iç içe geçmiş hayatlar…
Uvertürler, assolistler, vokalistler… Besteciler, orkestra şefleri, müzisyenler… Mesleğe yeni başlamış acemiler, yıllarını müziğe vermiş deneyimliler, hayatını müziğe adamış yalnızlar… Şarkısını arayanlar, yeteneğini ortaya koyamayanlar, bir rüyanın peşinde koşan maceraperestler…
Müzisyen Aysun Uzal’ın öykülerinde müziğe dair her şey var. Öyküleri okurken şen şakrak assolistlerin hüzünlü iç dünyalarının kapılarından girecek, acemi müzisyenlerin üstesinden gelmek zorunda kaldıkları zorluklara şahit olacak ve hayatını müziğe adamış yalnız bestekârlar için hüzün duyacaksınız.
“Konser salonuna girdiğimde, kulağımda yankılanan ritim sürekli yineleniyordu… Ağır ve düzenli… Koyu bir tonda zemin oluşturuyordu. Bu zeminin üzerinde çalan üç kişi klarnet, perdesiz gitar, bastı. İçerisi loştu, tüm ışıklar yakılmamıştı, yalnızca sahneyi aydınlatan yuvarlak takip ışığı açıktı. Sessiz ve kaybolmuş gibiydiler müziğin ıssızlığında… O ritim, sessizlikle böylesine uyumlu… Yaşamı değil, ölümü çağrıştıran… Ya da belki ölümün yaşamdan daha kuvvetli olduğunu duyumsatan… Yaşamın ritmi denilen şeyin tam tersi olan olguyu, ölümün ritmini…”

Vişne Çürüğü – Aylin Acar – Roman

“Vişne Çürüğü” – Aylin Acar – Roman – Potkal Kitap Yayınları No: 17

Tiyatro skeçleri de yazan Aylin Acar’dan sarsıcı bir aşk romanı…

Bir gözlük kılıfına anlam yüklemekle başlar bazı hikâyeler.
Önce sadece bir gözlük kılıfıdır. Fark etmezsin, zamanla üzerinde “o”nun parmak izlerinin olduğu bir karabasana dönüşür…
Uzun bir aradan sonra kesişen yollar… O yollar kesişmesin diye ertelenmiş tesadüfler…
“Önce arka planda bir ses duydu. Sonra kahkahalar… O kibirli gülüşü, nerde olsa tanırdı.”
En ağır küfürlerden biridir yok sayılmak. Işık, beklemediği anda karşılaştığı Göksel’i yok sayarak geçmişine de sünger çektiğini düşünür ama geçmiş her zaman kaybolmaz.
Bazen telefonuna bir cevapsız çağrı düşer. Aklından bir sürü, ama kalbinden tek bir isim geçer.
İnsan sadece tek bir hayat yaşamaz. Tanık olduğu ya da olmak zorunda kaldığı hikâyeleri de ekleyince hayatına, çoğalarak eksilebilir.
Aşkın ve tutkunun rengi olan kırmızı, vişne çürüğüne dönüştüğünde; hayaller de hayal kırıklığına dönüşür…