Ayşe Gaffaroğlu’ndan “Bir Kaşık Mutluluk”

bir kaşık mutluluk kapak 1

Ayşe Gaffaroğlu’ndan “Bir Kaşık Mutluluk” – Potkal Kitap Yayınları No: 38

Ülkemizde kadın olmak zor. İki çocukla yeni bir yaşam kurmaya çalışan kadın olmak daha da zor. Anne gibi sevgi dolu, baba gibi sert olmak bıçak sırtında kesik almadan yaşamaya çalışmaktır. Ayşe Gaffaroğlu bu romanında iş hayatında kendine yer açmaya çalışan, ekmek derdine düşmüş Nehir’i anlatıyor. Herkesin bir yemek öyküsü vardır. Yemeklerle insanlar arasındaki ilişkileri, çocuk büyütmenin ince çizgilerini, kadınlığından vazgeçmemeyi, erkek egemen iş dünyasındaki çalışanların fütursuzluklarını anlatan öykülerini Nehir’in yaşamına, tam da bir kaşık mutluluğu arayan romanına serpiştirerek sizleri zevkle ve heyecanla okuyacağınız bir yolculuğa çıkarıyor. Şöyle diyor yazar: “Yaşam size kepçe dolu mutluluk getirsin.”

Önce banyoya girip günlerdir üzerime yapışan endişeyi, korkuyu yıkadım. Bedenime yeniden sevda sözcükleri düşecekti. Kurumaya yüz tutmuş vücut kremlerimle, biricik parfümümle tenimi yeniledim. Dekolte yakalı pembe gömleğimi ve çok sevdiğim kot eteğimi buldum. Sehpaların tozunu alıp mutfağa girdim. Bir saat sonra çorbanın sıcak kokusu evi doldurduğunda mevsim salatam, buzluktan çıkartıp kızarttığım böreğim hazırdı. Kırmızı peçeteleri yerleştirirken ikide bir saate bakıyordum. Mutfaktan salona gelip geçerken kapının camında kendimi görüyor, pek beğeniyordum. Bir süre sonra çorba soğudu, börekler buruştu.

Satın almak için tıklayın: http://www.dr.com.tr/Kitap/Bir-Kasik-Mutluluk/Ayse-Gaffaroglu/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0000000692538

Nilüfer Önder – “Tanrım Beni Görünür Kıl”

tanrim beni gorunur kilNilüfer Önder’den “Tanrım Beni Görünür Kıl” – Potkal Kitap Yayınları No: 33

Bu dünyada elde edemediklerini elde eden ama bunlardan mutluluk duymayan bedeninle karşılaşsan? Ve en çok kendini kıskansan?

Yıl 2185…

Zamanın en güçlü uzay bilimleri araştırma merkezi olan HNA, uzun yıllar yaptığı araştırmalar sonucunda Dünya’nın ikizini, Yeni Dünya’yı bulur. Ve bu yeni gezegendeki insanlığı, varlığımızdan haberdar etmek için başlatılan proje kapsamında beş bilim adamı Yeni Dünya’ya gönderilir. Ancak Jordon, Karin, Tilet, Nadine ve Grek’in, Yeni Dünya’daki insanlığın arasına karışıp, hiç ummadıkları bir anda yeni gezegenin sunduğu gerçeklerle yüzleşmeleri, projenin seyrini tamamen değiştirir. İki dünya ve iki insanlık arasındaki gizli bağı çözme savaşları, kendi hayatlarına dair aradıkları cevaplar, aşkları ve var olma çabaları…

İkinci bir şansın, ikinci bir yaşamın olsa? Peki ya zaten, başka bir gezegendeki hayatına göre ikinci bir şansını yaşıyorsan?

“Hayal’et Bellek” – Caner Girgin

caner girgin

Hayal’et Bellek – Caner Girgin – Potkal Kitap Yayınları No: 25

1995 yılından 2013 Haziranı’na kadar yaşadığımız gerçek olaylara ve okuduğumuz haberlere, Gezi’ye İzmir’den bakıştır bu roman. Şaşırtıcı kısalığı İzmirlilerin elinden alınan değerlerin gerçekliğini değiştirmiyor. İzmirli Yorgo’nun 10 yaşından itibaren kimlik, din, siyaset, aile yapısı, mahalle baskısı, ekoloji, tarih, aşk, hayat tarzı kavramlarıyla mücadelesi ve 2013 Haziranı’nda İzmir’de neden meydanlara çıktığını içeriyor. “Hayal’et Bellek”, İzmirli yazar Caner Girgin’in kaleminden güçlü bir anımsayış kitabı.

Vişne Çürüğü – Aylin Acar – Roman

“Vişne Çürüğü” – Aylin Acar – Roman – Potkal Kitap Yayınları No: 17

Tiyatro skeçleri de yazan Aylin Acar’dan sarsıcı bir aşk romanı…

Bir gözlük kılıfına anlam yüklemekle başlar bazı hikâyeler.
Önce sadece bir gözlük kılıfıdır. Fark etmezsin, zamanla üzerinde “o”nun parmak izlerinin olduğu bir karabasana dönüşür…
Uzun bir aradan sonra kesişen yollar… O yollar kesişmesin diye ertelenmiş tesadüfler…
“Önce arka planda bir ses duydu. Sonra kahkahalar… O kibirli gülüşü, nerde olsa tanırdı.”
En ağır küfürlerden biridir yok sayılmak. Işık, beklemediği anda karşılaştığı Göksel’i yok sayarak geçmişine de sünger çektiğini düşünür ama geçmiş her zaman kaybolmaz.
Bazen telefonuna bir cevapsız çağrı düşer. Aklından bir sürü, ama kalbinden tek bir isim geçer.
İnsan sadece tek bir hayat yaşamaz. Tanık olduğu ya da olmak zorunda kaldığı hikâyeleri de ekleyince hayatına, çoğalarak eksilebilir.
Aşkın ve tutkunun rengi olan kırmızı, vişne çürüğüne dönüştüğünde; hayaller de hayal kırıklığına dönüşür…

Alaca Dünya ve Yalnızlığım

Alaca Dünya ve Yalnızlığım – Ali Ünal – Roman – 144 sf – Potkal Kitap Yayınları – No: 1

 

Çocukluğumun en özgün, en tatlı tebessümler yayıcı, en çapkın, en sevinçli ve en üzgün anları bir araya gelse ancak bu kadar uzun olurdu. Zor geçen ama hiç yaşayamadığım çocukluğum, bir gün kapısını çaldı yalnızlığımın. Uzun soluklu bir hezeyan fotoğrafı gibi asılı kaldı kalbimdeki koca duvarda.  Bu duvarda Antakya’da yaşayan bir avuç insanın, Alaca Dünya ile kurduğu iletişimin en can alıcı anları da resmedildi. Her fırça darbesi, bu resmin karakterlerini ortaya koyuyor. Yaşamın sert gerçekleri ile Alaca Dünya’nın hayalleri içiçe geçiyor.

Mahiyar’a duyduğum çocuksu aşk, mektup arkadaşım Jeanne’in tahmin edemediğim fırtınalarla dolu iç yüzü, Hristo amcanın sevgi dolu sarraf yüreği, Şayeste Hanım’ın, kendisine bahşedilen gençlik hülyalarıyla dolu Rıfat Bey aşkı, her geçirdikleri günü keseden yiyen sıradan yaşlılar: Mualla Nine ve Nihat Dede, Menekşe ve yaralı geçmişi… Antakya’da çekilen, her karesinde şiş kebap mutluluğunu, humus lezzetini, biber salçası hüznünü ve semavi aşkın 3 ayrı lisanını göreceksiniz.

Gerçek hayat ile gerçek üstü bir hayatın zaman zaman kesiştiği, içinde yaşanılan dünya ile öte dünyalara özlemin ortaya çıkardığı bir roman Alaca Dünya ve Yalnızlığım… Tüm romanlar gibi hayal, tüm hayaller gibi gerçek…